FİLM İZLEYEREK İNGİLİZCE ÖĞRENMEK

Yüzlerce sayfası bulunan kalın ve soğuk kitaplardan İngilizce öğrenmek, kimseye cazip gelen bir durum değildir. Çünkü çoğu zaman gramer bilmek, dil bilmek anlamına gelmemektedir. Bunun en büyük kanıtı ülkemizde çocuk yaşlarından İngilizce eğitimlerine başlandığı halde, çoğu kişinin tam anlamı ile İngilizce bilmemesidir. Çünkü dil öğrenilen bir şey değil, yaşanılan bir şeydir.

Okullarda ya da kurs merkezlerinde verilen eğitimler hiçbir zaman İngilizce bilmek için yeterli değildir. Çünkü bu iki kurumda da, istisnalar olmak şartı ile, dil katı kurallar çerçevesinde ve sabit bir içeriği bulunan kitaplar aracılığı ile kişilere sunulmaktadır. Tabii ki böyle olmayan, dil öğrenme mantığınızı bizim gibi “yaşama” üzerine oturtan dil akademileri de yok değildir. Zaten hangimizin eline doğar doğmaz Türkçe dil bilgisi kitabı verildi değil mi? Biz öğrendik, çünkü dilimiz ile birlikte yaşadık. Dilimizi de kendimiz gibi büyüttük ve geliştirdik. Bu sebepledir ki dil öğrenmek isteyenlerin yapabilecekleri en mantıklı şey, dili yaşamaktır. Yaşanılan ülke İngiltere ve resmi dili İngilizce olan bir ülke değil ise bunu hayatın her alanına yaymak, çevredekiler ile İngilizce konuşmak pek mümkün değildir ancak bunun farklı yolları da vardır. Yaşayarak İngilizce öğrenmenin ilk yolu, şüphesiz filmlerdir. Filmler, hem insanları kitaplar kadar donanımlı bir hale getiren hem de dil geliştirme konusunda düşünülemeyecek kadar etkili olan temel hobi kaynaklarıdır. Ancak her filmden dil geliştirmeye çalışmak da mümkün değildir. Çünkü bazı filmlerin dil seviyesi yüksektir ve bu durum dile yeni başlayan kişileri zorlayacaktır. Biz de bu sebeple yazımızda hem dil geliştirmeye yardımcı olacak hem de izleyenlerin ufkunu genişletecek Amerikan Klasiklerini sizler için derledik.

Dil Geliştirmeye Yardımcı Olan Filmler

 The Hangover / Felekten Bir GeceBu film, yakın dört arkadaştan birinin evlenmesi üzerine yazılmıştır. Filmin temel konusu ise bu dört arkadaşın bekarlığa veda partisi için Las Vegas’a gitmeleri ve Las Vegas’ta başlarına gelenler yüzünden düğüne yetişip yetişmeyeceklerinin bile meçhul hale gelmesidir. Filmin dil öğrenmek için tercih edilebilir olmasının temel nedeni ise işleyişin oldukça komik ve eğlenceli bir şekilde anlatılmış olmasıdır. Yani bu filmi izleyecek olanların salt dil öğrenme çabası ile hareket ederek erken sıkılmaları gibi bir durum mümkün değildir. Bu da kişilerin eğlenerek öğrenmesini sağlayacaktır.
The Hunger Games / Açlık OyunlarıDil geliştirmek için izlenebilecek filmler içerisinde değerlendirebilecek bir diğer film Açlık Oyunları’dır. Açlık Oyunları filmi, adı ile aynı olan bir dövüş yarışması üzerinden anlatılmaktadır. Filmin konusu ise her yıl “Açlık Oyunları” adı verilen dövüşte seçilen iki kişinin yarışması ve bu iki kişiden birinin 16 yaşında bir genç kız olması üzerinden ilerlemektedir. Filmi izleyen herkesin 16 yaşındaki bir genç kızın bir dövüşçüye evirilmesini görmesi mümkündür. Filmi dil açısından avantajlı kılan temel unsur ise dilinin diğer benzer filmlere kıyasla çok daha anlaşılabilir ve kolay olmasıdır.
 Toy Story / Oyuncak HikayesiFilm, temel olarak bir “çocuk filmi” formatında olsa da izleyenlere böyle hissettirmediği açık bir gerçek. Çünkü hem hikaye hem de kurgulanış şekli yetişkinlere pek de uzak değil. Filmin bahsettiğimiz hikayesi ise Andy adlı çocuğun oyuncaklarının Andy ortada yokken canlanması ve kıskançlık durumlarından dolayı birbirleri ile atışmaları üzerine kurgulanmıştır. Filmin dil açısından faydalı ve izlenebilir olmasının nedeni ise her şeyden önce çocuklar için yazılmış olması sebebi ile dilinin oldukça kolay anlaşılır olmasıdır. İlk seviyedekiler için bu oldukça avantajlıdır. Buna ek, oldukça eğlenceli olması ise kolay sıkılıp vazgeçmeyi önlemektedir.
 Cast Away / Yeni HayatFilmin hikayesi gerçekten can alıcı ve insanları ekranlara kilitler nitelikte bir hikaye. Filmde ana karakter olan Chuck’ın işi gereği seyahat ederken uçağın düşmesi ve bir ıssız adada 4 yıl geçirmesi sonucu kurtarılıp geri döndüğünde değişen hayatı ve eski Chuck olmadığı çok ilgi çekici bir şekilde anlatılmaktadır. Filmi dil açısından tercih edilebilir kılan ise hem konuşmaların monolog bir şekilde ve takip edilebilir olması hem de ana karakteri canlandıran Tom Hanks’in yavaş konuşması olmaktadır.

Leave a Comment